|
Geçmişte Kalanlar
Size mazide kalan Göksu deresinden ve Küçüksu çayırından bahsedeceğim.Sandalla gezerdik bu derede.İki sandalın karşılaşması ve yan yana geçmesi çok hoşumuza giderdi.Sandalla Göksu deresinden çıkar, Küçüksu plajına doğru yol alıyken yağ gibi kayardı sandal sularda.Akıntıyla beraber plajın önünde alırdık soluğu beş dakikada.Demir atardık Küçüksu plajının önüne.Plajda yüzer,yüzdükten sonrada Kanlıca ya doğru küreklere asılırdık.Kanlıca ya geldiğimiz zaman iskelenin solundaki küçük barınağa girer,bağlardık sandalı.Akşam üzeri Kanlıca da bir başka olurdu pudra şekerli yoğurt yemek.Yoğurdumuzu yedikten sonra çevirirdik sandalımızı Anadolu Hisarına doğru asıla asıla küreklere anamız ağlardı.Toplar önüne geldiğimizde bizden mutlusu olmazdı.Çünkü gelmiştik dere ağzına ,biraz daha uğraşırdım sandalı dereye sokmak için.Dereye girdiğimizde küreklerden çıkan ses bize şarkı gibi gelirdi.Birde deredeki yalıların pencerelerinden sarkan renga renk çiçeklerin arasından bize bakan güzel kızlarla, göz göze geldiğimizde değme keyfinize.Dört kardeşlere geldiğimiz zaman sandalımızı çekerdik kızağına.Burada sandalı olan herkesin kızağı vardı.Kimse başkasının kızağına sandalını çekmezdi.Herkes haddini bilirdi .Akşam’da giderdik sinemaya.Sinemanın girişinde ki fıstık sanat Hasan amcadan alırdık fıstıklarımızı .Birde Küçüksu çayırında sıra sıra dizilmiş kazananlardan bahsedeyim sizlere .Mısırcı Musa amca vardı. Kazanların arkasında birde mısırcıların çadırları vardı.Kazanlar sabah saat beşte yanmaya başlar,kazanlar kaynadıktan sonra sütlü mısırlar kabuklarından soyulur atılırdı kazanlara.Küçüksu çayırında mesireye yani pikniğe gidenler sütlü mısır alırlardı ,afiyetle yerlerdi.Mısırcının yanıda’da bisikletçi Servet ağabi vardı .Bisikleti olmayanlar ,ondan saatliğine bisiklet kiralarlardı.Saati beş kuruştu.Küçüksu çayırında birde Lunapark kurulurdu.Dönme dolaplar,Atlıkarıncalar,Kayık salıncaklar ve birde palyaçonun ittiği tren vardı.Akşamları ışıl ışıl olurdu. İskelede vapurdan çıkanları bekleyen tek atlı faytonlar dururdu.Akşam vapurdan çıkanları evlerine görürlü.Aynı mahallede oturanlar tutardı paytonları.Banka müdürleri,doktorlar,fabrika sahipleri turları.Küçüksu çayırında Asafın gazinosu vardı ,bu gazinoda Cuma ve Cumartesi akşamları program olurdu.Müzeyyen Senar,Zeki Müren,Behiye Aksoy gibi ünlüler gelirdi.Sünnet düğünleri ve düğünler yapılırdı.Asaf’ın gazinosu açık hava gazinoları idi.Birde sevda tepesi vardı küçüksu plajına kuş bakışı bakardı.Manzaranın tadına doyum olmazdı geceleri.Sevda tepesinde yemek yenirdi . Burada sadece içecek bulunurdu.Yemek yemek isteyenler,evlerinde hazırlarlardı yiyeceklerini.Bir gün önceden hazırlanırdı yemekler.Zeytinyağlı dolmalar,incecik sarılmış yaprak dolmaları,köfteler,o güzelim karışık salatalar.Yenir,içilir,güle oynaya herkes evine dağıldı.Ah ne günlerdi o günler.Yani sizin anlayacağınız Anadoluhisarı ve Küçüksu bir zamanlar hayat dolu idi.İnsanlar bir birlerine saygılı ve sevgi ile bakarlardı.Ah o günler ah.Sizlerle tekrar yeni bir hikayede görüşünceye kadar esen kalın.
14.02.2008 FD.
|